Mayis60FM - Şarkı Sözleri , Flatcast Tema

This is a sample guest message. Register a free account today to become a member! Once signed in, you'll be able to participate on this site by adding your own topics and posts, as well as connect with other members through your own private inbox!

Tarımın Doğuşu

YuSuF

Paylaşımcı Üye
Katılım
15 Eyl 2014
Mesajlar
217
Tepkime puanı
12
Puanları
18
Genel bakış
Tarım, muhtemelen Neolitik Çağ'da (Cilalı Taş Devri), yaklaşık olarak MÖ 9000 yıllarında başlamıştır. Neolitik Çağ, cilalı taş aletlerinin geliştirildiği ve son buzul çağının sona erdiği dönemdir.
Tarihçiler arasında, neden toplumların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik tarıma geçiş yaptığı konusunda farklı teoriler vardır.
Bu teorilerden biri, üretim fazlasından dolayı nüfusun arttığıdır. Herkesin gıda üretimiyle uğraşması gerekmediği için insanlar işgücünde uzmanlaşma başlamış ve toplumlar karmaşıklaşmıştır.
Tarım öncesi dünya
Günümüzde sahip olduğumuz arkeolojik kanıtlara göre, anatomik olarak modern insanlar yaklaşık 200.000-300.000 yıldır yaşamaktadır. Ancak, 15.000-20.000 yıl öncesinde atalarımızın tarım yaptığına dair bir kanıt yoktur. Bunun yerine yiyecek için avcılık ve toplayıcılık yaptıklarını düşünüyoruz. Bazen büyük bir hayvan avlıyor ve ihtiyaçları olandan daha fazla yiyecekleri oluyordu. Bazense çok fazla toplayıcılık yapıyor veya avlanıyor ve bir daha kaç gün sonra yiyecek bulabileceklerini bilmiyorlardı. Yiyecek bulamazlarsa, kendileri ya da aileleri aç kalırdı. Yiyecek olduğunda bile bulmaları için kilometrelerce yürümeleri gerekebiliyordu. Tarım öncesi toplumların çoğunda, hayatlarını sürdürmek ve üremek için enerjinin büyük bir kısmı daha fazla enerji almak, yani yemek için harcanıyordu.
Ayrıca, yiyecek miktarı sınırlı olduğu için bir bölgede çok fazla insan yaşayamazdı. Bu nedenle, avcılık ve toplayıcılık yapan 100 kişilik bir kabilenin hayatta kalması için 50-500 kilometrekare bir alanda yalnızca kendilerinin yaşaması gerekiyordu. Tropik yağmur ormanları gibi hayat dolu bu alanlar, yüksek yoğunluğu kaldırabilecek bereketli yerlerdi. İnsan nüfusunu o zamanlar yalnızca avcılık ve toplayıcılığın sürdürdüğü düşünüldüğünde, Dünya nüfusunun 10 milyon insan civarında olduğu tahmin ediliyor. Tarihçilere göre 10.000 yıl önce Dünya nüfusu altı ile on milyon arasındaydı.
Tarımın doğuşu
10.000-15.000 yıl önce, insanlar doğayı kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye başladı ve tarım, gezegenin farklı bölgelerinde ortaya çıktı. Bunların birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktığını ve Mezopotamya, Çin, Güney Amerika ve Sahra Altı Afrika gibi birçok yerden yayılmaya başladığını düşünüyoruz. Muhtemelen, daha fazla keşif yapıldıkça bilim insanları tarımın daha da erken başladığı yerler keşfedecek. Tarımın doğuşu, Neolitik çağa, yani yeni taş devrine denk geldiği için Neolitik Devrim olarak adlandırılır. Neolitik çağın ismi, bulunan taş aletlerin Paleolitik çağda, yani eski taş devrinde bulunanlardan daha yumuşak ve işlenmiş olmasından kaynaklanır. Bu aletlerin birçoğu erken tarımı kolaylaştırmıştır.

İber Yarımadası Bastida, Alcusses'teki yerleşim yerinde bulunan beş adet taştan tarım aleti, yaklaşık M.Ö. 5. yy. sonu- M.Ö. 4. yy. Aletler pürüzlü ve kahverengi.
İber Yarımadası Bastida, Alcusses'teki yerleşim yerinde bulunan beş adet taştan tarım aleti, yaklaşık M.Ö. 5. yy. sonu- M.Ö. 4. yy. Aletler pürüzlü ve kahverengi.
Bastida of Alcusses'teki İber yerleşiminde bulunan tarım aletleri, yaklaşık olarak M.Ö. 5. yüzyıl ile M.Ö. 4. yüzyıl arası Görüntü: Wikimedia Commons.
İlk tarım uygulamaları muhtemelen, vahşi bitki türlerinin yetiştirilmesi ve çiftlik hayvanlarının güdülmesiydi. Zamanla, insanlar bitkileri ve hayvanları ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirmek konusunda daha iyi hâle geldiler. Markette gördüğünüz mısır ve çiftlikte gördüğünüz domuzlar, inekler ve koyunlar, vahşi ortamda birbirinden bağımsız bir şekilde evrilmedi. Binlerce yıl boyunca insanların yetiştirmesiyle, orijinal ve vahşi hâllerinden şimdiki hâllerine geldiler.
Tarım neden bahsedilen yerde ve zamanda ortaya çıkmıştır?
Basitçe cevap vermek gerekirse, bilmiyoruz. Ancak, bazı teorilerimiz var. Sizin de aklınıza başka teoriler geliyor mu?
Bir buzul çağının sona ermesi: Son buzul çağı, 10.000 ila 15.000 yıl önce sona erdi. Bu, tarımın doğuşuyla aynı zamana denk geliyor. Buzul çağı bittikten sonra, hava daha nemliydi, toprak eskisi kadar donmuş değildi ve bitkiler ve hayvanlar için daha iyi bir ortam vardı. Bu ortam, tarım için de uygun olurdu. Bu teoriyle ilgili henüz cevabı bulunamayan bazı sorular var:
1) 100.000 yıl önce gerçekleşen son buzularası çağda tarım yapıldığına dair neden kanıt bulunamadı? Yoksa yalnızca henüz mü bulunmadı?
2) Dünya'nın bazı tropikal bölgelerinde, buzul çağında bile tarıma uygun olan bazı yerler yok muydu?
İnsan gelişiminin devam etmesi: Anatomik olarak modern insanlar yaklaşık 200.000 yıldır Dünya'da olsa da; beynimiz, dilimiz ve kültürümüz gelişmeye ve değişmeye devam etmiş olabilir. Bu gelişim ve değişimin, doğal seçilimle gerçekleşmiş olması da mümkündür. 10.000 ila 20.000 yıl önce, tarım için uygun çevresel, zihinsel ve kültürel gelişmeleri yaşamış olabiliriz. Tarımın başlangıcının insanların daha karmaşık taş nesneler yapmaya başlamasıyla aynı döneme denk gelmesi, bu teoriyi desteklemiştir.
Tarımın bir dalı: Pastoralizm
Tarımın bir dalı olan pastoralizm (çobanlık), bitkilerin yetiştirilmesiyle aynı dönemlerde başladı. Pastoralizm, keçi, koyun ve sığır gibi hayvanların evcilleştirilmesi ve güdülmesidir. Bitkilere uygun olmayan iklimler veya kayalıklı arazilerden dolayı bitki yetiştirmenin zor olduğu bölgelerde, çobanlar hayvan güdüyordu. Birçok çoban göçmendi, ancak hayat tarzları doğal kaynaklara bağlı olmadığından dolayı avcılar ve toplayıcılardan oldukça farklıydı. Süt ürünleri için hayvanları sağdılar ve tekstil dokumak için hayvanların yünlerini kullandılar. Bu sayede, eğer tarım toplumlarına yakın bir yerde yaşıyorlarsa, onlarla ticaret yapabiliyorlardı.
Çobanların ve çiftçilerin ilişkisinden hem işbirliği hem de çatışma doğdu. Çobanların askeri aletleri, çiftçi toplumlarla çatışmaya girebileceklerini gösteriyordu. Ancak, diğer durumlarda çobanlar çiftçilerle işbirliği içinde ticaret yaptı.

Tarımın etkisi
Tarımın insanlık üzerinde büyük etkisi olmuştur, özellikle de nüfus açısından. Bunun nedeni, bitki ve hayvan yetiştirmenin insanların kilometrekare başına tüketebileceği kalori miktarını ciddi anlamda arttırmış olmasıdır. Yani, aslında insanların tüketemeyeceği şeyleri, tüketebilecekleriyle değiştirdik. Ayrıca, sulama gibi tekniklerle de eskiden bitki yetişmeyen yerlerde bitki yetişmesini sağladık.
Daha iyi açıklamak gerekirse, uzmanların tahminine göre tarım devriminden önce altı ila on milyon arası insan vardı; dünyadaki avcı-toplayıcı toplumlar yaşamlarını bu şekilde devam ettirebilirdi. Yaklaşık 10.000 yıl sonra, Roma İmparatorluğu zamanında dünyanın nüfusu 25 katı kadar büyüyerek 250 milyona çıktı. 2000 yıl sonra günümüze gelindiği ise nüfus 28 kat artarak yedi milyara çıktı. Yaklaşık 10.000 ila 15.000 yıl içerisinde, tarımın gelişmesi insan nüfusunun hemen hemen 1000 kat büyümesine yol açtı!
Tarımın çevresel etkileri de olmuştur. Çiftçiler, toprağı işlemek, sulamak ve yaşam alanları inşa etmek için karmaşık aletler kullandılar. Tarımcılar, kullanabilecekleri toprağı genişletmek için, kesme ve yakma tekniğini kullandılar. Ağaçların halka şeklinde kabuğunu koparıp ağacı kuruturlar ve ağaç bu sayede daha hızlı bir şekilde yanardı. Ağaçların külü, toprak için gübre görevi görürdü.
Pastoralizm, çevreye ve insanlara zorluklar da çıkardı. Bir alanda toplanmış hayvan sürülerinin aşırı otlaması, bir süre sonra toprağın kullanılamamasına veya erozyona uğramasına sebep olurdu. Ayrıca, insanlar hayvanlara daha yakın olduğu için hastalıkların hayvanlardan insanlara bulaşması daha olası hâle geldi

Yiyecek stoklarını iyi bir şekilde ayarlayan tarım toplumları, avcı-toplayıcılardan daha fazla yiyecek üretebildi ve daha fazla nüfusu destekleyebildi. Nüfus artınca, çiftçiler fazla ürünleri farklı ürünlerle takas edebileceğinden, kendi ihtiyaçlarından daha fazla ürün yetiştirmeye başladı. Çiftçi olmayanlar da farklı ürünler yapmaya odaklanabildi ve bu ürünleri yiyecekle ve başka şeylerle takas etti. İnsanlar uzmanlaşma, tek bir şey üzerinde yoğunlaşma fırsatı buldu ve bu verimliliğin artmasına yol açtı. Verimliliğin artmasıyla daha iyi binalar, aletler, silahlar yapıldı ve bu aktiviteleri denetlemek için devletler, insanları ve kaynakları korumak içinse askeri kuvvetler ortaya çıktı.
Tarım devriminden sonraki birkaç bin yıl içinde, nüfusun yoğun olduğu birçok yer ilk şehir devletleri hâline geldi. Sonrasında, bu devletler insanları vergilendirmek ve yönetmek için karmaşık bürokrasi sistemleri geliştirmeye başladı. Bu, medeniyet için büyük bir adım olan yazının ortaya çıkmasında oldukça etkili oldu.


1.png
 

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,189
Tepkime puanı
110
Puanları
63
Yusuf çok aydınlatıcı olmuş, teşekkür ederim.
 
Üst