Mayis60FM - Şarkı Sözleri , Flatcast Tema

This is a sample guest message. Register a free account today to become a member! Once signed in, you'll be able to participate on this site by adding your own topics and posts, as well as connect with other members through your own private inbox!

Hoş geldin Mustafam

MayıS

Sayfa Yöneticisi
Katılım
27 Ocak 2013
Mesajlar
1,303
Tepkime puanı
51
Puanları
48
Ali Rıza Efendi müsaade verilip odaya girdiğinde, kız kardeşi, Zübeyde Hanım’ın alnındaki teri siliyordu. Ebe Ana yeni çıkmış, komşu kadınlar yan odaya geçmişlerdi.
Annesinin sol göğsünün üzerinde altın sarısı bir bebek yatıyordu.
Ali Rıza Efendi saygı ve takdirle karısının elini tuttu, o pakça alnına bir buse kondurdu.
Zübeyde Hanım kocasının elini bırakmasına izin vermedi, gözlerinin içine bakarak ona :
-Biliyorum Ali Rıza’m dedi. İçinden geçeni biliyorum.
Ali Rıza Bey karısının bu naif tutumu karşısında iyice duygulanmıştı.
Yıllar yıllar önceydi…
Tarlada çalışan annesinin bakması için ona emanet ettiği küçük kardeşi Mustafa’yı salıncakta sallarken düşürmüş, zavallı bebek oracıkta can vermişti.
O günden beri içinde büyük bir acı ve ukdeyle yaşıyordu Ali Rıza Bey.
Şimdi gözlerindeki yaşı saklamaya çalışarak karısına minnetle bakıyor, bir yandan da ilk kez kucağına aldığı oğlunu havaya kaldırarak :
-Hoş geldin Mustafam ! diye haykırıyordu.
***
O, annesinin “Sarı Mustafa”sıydı.
Askeri Rüştiye’de “Kemal” , Kara Harp Okulunu bitirip DİPLOMAsını alınca “Mülazım Mustafa Kemal” oldu.
Çanakkale’de “Anafartalar Kahramanı”, “Savaşın Seyrini Değiştiren Adam”, İstanbul basınına göre “Payitaht’ı Kurtaran Kahraman”, Churchill’in tabiriyle “Kaderin Adamı” oldu.
Mustafa Kemal artık “Sarı Paşa” ydı.
Filistin’de 7.Orduyu Şeria Nehri’nin doğusuna alarak İngiliz taarruzunda imhadan kurtaran komutan, Samsun’a çıktıktan sonra bütün görevlerinden istifa ederek Milli Mücadele’yi başlatınca İngilizlerin deyimiyle “Türklerin Asi Generali” oldu.
O, Türk Milleti’nin “Büyük Millet Meclisi Reisi”, “Başkomutan”ı, “Müşir”i, “Gazi”si oldu.
İzmir’e girince daha evvel kendisine “Hain Kemal” diyen İstanbul Hükümeti’nden kutlama telgrafı alarak “Kumandan-ı Besalet” (Kahraman komutan) oldu.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin banisi, ilk Cumhurbaşkanı, Türk Milleti’nin “Başöğretmen” i oldu.
O, “Sarışın Kurt” ,“Paşa Gazi”, “Halaskar”, “Başbuğ Atatürk”tü.
Annesinin “Sarı Mustafa”sı, hayatı boyunca isminin sağına-soluna eklenen her bir ünvanla daha da büyümüş dört bin yıllık Büyük Türk Milleti’nin gururu olmuştu.
Olmaktan gönlünce yaşamaya fırsatı olmamış, hayatı her daim mücadelelerle geçmişti.
O, geri kalmış, fakir, eğitime muhtaç bir ülkeyi “muasır medeniyetler seviyesine” çıkarmayı hedeflemiş, çağdaş bir Türkiye için adımlar atarak “Devrimci” olmuştu.
***
8 Kasım 1938 Dolmabahçe Sarayı
Özel hekimi Gazi Hazretleri’ni muayenesi sırasında kendisinden dilini çıkarmasını istedi. Gözleri kapalı yatan Atatürk dilini içeri çekti, yan dönerek “Aleykümesselam” dedi ve komaya girdi.
“Olmak” zamanı bitmiş “Ölmek” zamanı gelip çatmıştı.
Ergenekon’dan çıkışta Türklere yol gösteren Bozkurt gibi Milletinin önüne düşen ve vatanın kurtarıcısı olarak tarihin altın sayfalarındaki yerini alan adam son nefesini vermek üzereydi.
10 Kasım 1938 saat 09.05’te, annesinin “Sarı Mustafa” sı olarak doğan çocuk Büyük Türk Milleti’nin Atatürk’ü olarak vefat etti.
Kurduğu, geliştirdiği, büyüttüğü ülkesi için “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacak ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” diyebilecek kadar "Milletine Güvenen Adam” artık yoktu.
Mustafa çok sevdiği, uğruna ömrünü verdiği vatan toprağıyla hemhal olmuş, ardında “Kocaman Yürekli Bir Cumhuriyet” bırakmıştı.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Enver Serkan KAPANCI
 
Üst